23 Haziran 2017 Cuma
IMEI kayıt süresi uzatıldı!
IMEI kayıt süresi uzatıldı!
Türksat 4B uydusu bu gece yola çıkıyor!
Türksat 4B uydusu bu gece yola çıkıyor!
Turkcell T60
Turkcell T60
Apple iOS 8.3’ü Yayınladı, Siri’ye Türkçe Desteği Geldi
Apple iOS 8.3’ü Yayınladı, Siri’ye Türkçe Desteği Geldi
iOS 8.1.3 güncellemesi yayınlandı!
iOS 8.1.3 güncellemesi yayınlandı!

Ihlara Coğrafi Özellikleri

Ihlara Coğrafi Özellikleri

Yazan : @Mustafa Karasan Tarih : Kategori : ıhlara Coğrafi Özellikleri Yorumlar : 0 Okunma : 2394 Beğen : 0

Aksaray İli sınırları içinde ve İl merkezinin 25 km güneydoğusunda yer alan Ihlara denizden 1220 m yükseklikte,34 16 enlem, 38 15 boylamın kesiştiği noktada yer almaktadır.

22.10.1990 Tarih ve 90/1117 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen Bölge,58 Km² lik bir alanı kapsamaktadır.

Kuzeyde Mamasın baraj gölü, Ihlara Vadisi’nin güneydoğusunda bulunan Ilısu Kasabası,Doğuda Güzelyurt İlçesi ve batıda Uzunkaya Köyü Özel Çevre Koruma Bölgesi dışında bölgenin genel sınırlarını oluşturmaktadır. Özel Çevre Koruma alanının odağını oluşturan Ihlara vadisi Hasan Dağı (3268m) ve Melendiz (2963m) dağlarının eteklerinde kurulmuş olan Güzelyurt ilçesine bağlı Ihlara ve Selime Kasabaları ile Yaprakhisar ve Belisırma Köylerini içine almakta ve kuzey batı yönünde 14 Km boyunca uzanmaktadır. Melendiz Dağından doğan Melendiz Irmağı,Ihlara Kasabası içinden iki tarafı kavak ağaçları ile kaplı dik yamaçlar arasından vadiye girip,güney-kuzey yönünde menderesler çizerek Mamasın Barajına ulaşır.Jeolojik,Arkeolojik, etnoğrafik,biyolojik,tarımsal ve turizme yönelik özellik ve etkinliklere sahip Bölgenin doğal ve kültürel değerleri oldukça geniştir.Bu çalışmada, Ülkemizde ve dünyada bulunan koruma alanları ve bunların doğal ve kültürel yapıları ile ilgili konularda bugüne kadar yapılan projeler,inceleme,araştırma raporları ve yayınlardan faydalanılmıştır.Ayrıca,Ihlara Vadisi ve yakın çevresinde yapılan incelemeler,yetkililer ve yöre halkından elde edilen sözlü bilgiler,anketler,fotoğraflar ile önceden elde edilen hava fotoğrafları,uydu görüntüleri,plan ve projelerden de yararlanılmıştır.

TOPRAK YAPISI

Bölgede iki farklı toprak yapısı bulunmaktadır.Bunlardan birincisi Ihlara Vadisi boyunca Melendiz Irmağı kıyısındaki alüviyal topraklar.İkincisi ise vadi dışındaki platolar üzerinde ve Yerleşimlerin yakın çevresindeki kahverengi ve kollüviyal topraklardır.

1-Kahverengi topraklar(Hasan Dağı Küllerinin olduğu alan): Havzada en geniş alanı kaplayan kahverengi topraklar genellikle yıkanmanın sınırlı ve yıllık ortalama yağışın 250-400mm olduğu sahalarda bulunmaktadır. Yağışın az olması bu topraklar için karakteristik olan kireç birikimlerine neden olmuştur.Kısa boylu bozkır bitkileri ,genelde düz ve hafif dalgalı araziler üzerinde geniş bir perspektif sergilemekte,bu toprakların büyük bir kısmı ise kuru tarımda kullanılmaktadır.Kahverengi topraklar kurak bölgelerde A B C profiline sahip ve nemli iken kahverengi,kuru iken sarımsı kahverengidir.Bünye killi,yapısı granüller veya bloktur.Bu toprakların bulunduğu kesimlerde yer yer taşlılık görülmektedir.B horizonuna geçişte sınır 2.5 – 6.5 cm kalınlık ile düzgün bir topografya göstermektedir.B horizonu 40 cm kalınlığındadır.Bu kalınlık havzanın kurak kesimlerinde azalmakta ve topografyanın düzgün olduğu yerlerde artmaktadır.Bünye killi yapı ise orta derecede kireçlidir.

2-Kireçsiz Kahverengi Topraklar (Kızılkaya İgnimbiritleri,Selime Tüfleri) :Kireçsiz kahve

rengi toprakların bulunduğu alanlarda yıllık ortalama yağış 350-750 mm, yıllık ortalama ısı

11.5 Cdir. Tepelerin hakim olduğu dalgalı arazi yapısı üzerinde seyrek ağaçlar, çalı ve otların genel bir bitkisel kompozisyonu göze çarpmaktadır. Kireçsiz kahverengi topraklar A B C horizonlarına sahip bölgesel topraklardır. Bölgesel toprakların özellikleri, daha çok bu toprakların oluşmalarında etkili olan iklim faktörleri tarafından tayin edilmektedir. Ana malzemenin etkisi büyük ölçüde iklim tarafından maskelenmiştir. Drenaj, topografya ve benzeri yöresel görünümler de iklim ve bitki örtüsünün etkisini desteklemektedir. A horizonu 20-30 Cm kalınlığında, koyu veya grimsi kahve rengidir. Bünye daha çok kumlu killi olup yapısı granülerdir. A horizonundan B horizonuna geçiş 2.5-6.5 cm kalınlık ile dalgalı topografya sahip bir sınırla oluşmaktadır.B horizonu taşların çokluğu sebebiyle C horizonuyla karışmış durumdadır.Kil birikimi nedeniyle bünye genellikle kumlu –killi ve killidir.C hrizonu volkanik kayaların ayrışma ürünleridir.Renk ana maddeye bağlı olarak gri veya açık gri,esas itibarıyla kurudur.

3- Alüviyal Topraklar (En genç akarsu çökellerinin bulunduğu alan) :Alüviyal topraklar A ve C horizonlarına sahip akarsu ve göl çökellerinin oluşturduğu ve çeşitli zamanlarda meydana gelen sedimantasyonun durumuna göre profilinde çeşitli katlar bulunan genç ve derin topraklardan oluşmaktadır. Genetik horizonlara sahip olmayan bu topraklar, taşınmış olan materyalın gösterdiği farklılıklara uyan değişik katmanlar kapsamaktadır. Ihlara Vadisi gibi akarsu kanyonlarında yer alan alüviyal topraklar, yüksek arazi zonal topraklarına göre tarıma daha elverişlidir. Akarsuların oluşturduğu alüviyalar düz,düze yakın meyillerde ve düzgün topografyada yer almaktadır.Geçirgenlikleri normal olan,iyi kuru ve sulu tarım topraklarıdır.

A horizonunun kalınlığı 20-25 cm nemli iken rengi kahverengi, Kuru iken açık gri, bünyesi

killi, yapısı kuvvetli granürlerdir.C horizonuna geçişte sınır 2.5 cm ye kadar kalınlık ile düz

topoğrafya göstermektedir. C Horizonu bünye, renk, drenaj ve tuzluluk gibi özelliklere muhtelif kalınlıkta alt katlara ayrılmaktadır. Ö.Ç,K.B. arazi yetenek sınıfları açısından II. Ve VIII. Sınıf araziler üzerinde yer almaktadır. Kuru tarım alanları “Arazi kullanma kabiliyeti” yönünden genelde III: Sınıf topraklardır. Parçalı topografya, eğim, erozyon ile tuzluluk, alkalilik, taşlılık gibi özellikler tahtid faktörlerini oluşturmaktadır. Yoğun erozyona maruz kalmış Uzunkaya Köyü civarında toprak örtü tamamen taşınarak ana kaya ortaya çıkmıştır. Bölgede rüzgârın neden olduğu erozyon, özellikle Vadi dışındaki platolarda yağış kadar aktif rol oynamaktadır. Bunun nedeni bölgenin kurak yapıda olması ve bitkisel örtünün tahrip edilmesidir. Bitki örtüsünün rüzgâr hızını azaltmasının yanı sıra toprak yapısını da ıslah eden özelliği vardır. Yabani canlılar saklanmaları, korunmaları ve dinlenmeleri için barınağa ihtiyaç duyarlar. Bazı hayvan türleri ise bu konu da daha az titizdir. Ağaçlandırma başta olmak üzere, her türlü toprak koruması tedbiri, yaban yaşamını olumlu yönde etkilemektedir. Örneğin, akarsuların ve rezervuarların siltlenmesine ve kirlenmesine engel olmak balıkların su bitkilerinin ve su canlılarının yaşamlarını kolaylaştırır ve böylelikle de kıyı erozyonu önlenmiş olur.

HİDROLOJİK VE HİDROJEOLOJİK YAP

Orta Anadolu kapalı havzası içerisinde yer alan bölge, Türkiye’nin en az yağış alan yörelerindendir. En önemli drenaj sistemini Melendiz Irmağı ve onun yan kolları oluşturmaktadır. Ihlara Vadisi ve çevresinde genelde su geçirgenliği düşük volkanik kayaçlar yer almakta,sular akarsu ,durgun su ve termal olmak üzere üç ana grupta görülmektedir.

YER ÜSTÜ SULARI

Alanda akarsu niteliğinde olan Melendiz Irmağı, Melendiz Dağı andezitlerinden boşalan küçük debili çok sayıda kaynağın birleşmesiyle oluşmaktadır. Ihlara Kasabası içerisinden iki tarafı kavak söğüt ağaçları ile kaplı dik yamaçlar arasından vadiye giren akarsu, güneydoğu-kuzeybatı yönünde kıvrılarak Selime’ye doğru akar. Bölgede dereler mevsimliktir. Karanlıkdere, Gögüsdere ve Yağlıdere gibi dereler Çiftlik ilçesinin batısında birleşerek, yıllık ortalama akım değeri 76.6x 10 m3 /yıl olan Melendiz Irmağı’nı oluşturur. Melendiz. Ihlara Kasabası, Belisırma, Ziga, Yaprak hisar ve Selime köylerini geçerek, Aksaray ve çevre yerleşimlerin gereksinimlerini karşılayan Mamasın Barajı’na ulaşır.Barajı besleyen Karasunun debisi 600-4200 lt/sn iken Melendiz debisi 690-5100 lt/sn dir.Toplam uzunluğu 60 Km olan Melendiz dik yamaçlı Ihlara Vadisi girişinden 1-2 metre genişlikte olduğu halde,yaklaşık 500 m kadar ilerleyince 8-10 m genişliğine ulaşmaktadır.Bu bölge de 2-3 m kadar yükseklikte şelale oluşturan derenin yürümeye elverişli olan batı kıyısındaki derinliği daha azdır.Bu ırmak arazi eğiminin azaldığı yerlerde çatallaşarak çakılı adacıklar oluşturmaktadır.Belisırma’ya kadar yer yer daralıp genişleyen Melendiz,Kırkkazıktan sonra Yaprakhisar’a doğru genişlemektedir.Belisırma’da kanyonun iki yakası arasında taşıtların geçişini sağlayan bir köprü bulunmaktadır.Yağışlı mevsimlerde sel suları nedeniyle su seviyesi yükselen ve rengi bulanıklaşan Melendiz Irmağı’nın su yüksekliği genelde 20-80 cm dolaylarındadır.Akarsu mavimsi ,yeşil renkli,dibi ise yer yer kum çakıllarla kaplıdır.Melendiz’e Ihlara Kasabası ve Belisırma Köyü’nün evsel atıklarının karıştığı,yapılan incelemelerde tespit edilmiştir.DSİ’nin Selime Köyü ölçüm istasyonundan 1974-1991 yılları arasında ölçülen 15 yıllık akım değerlerine göre, ortalama akım en yüksek Nisan (4,70 m3/sn) ve en düşükTemmuz(1,12 m3/sn) aylarında görülmektedir.Bu durum bölgeye düşen yağış değerleriyle de benzerlik göstermektedir.Melendiz’deki 15 yıllık gözlemlere göre en düşük akım 0,39 m3/sn ile Temmuz ayında,en yüksek akım ise 14,66 m3/sn ile kasım ayında gözlenmiştir.Vadinin tabanında Kızılkaya ignimbiritlerinin yumuşak olduğu veya yumuşak yapılı Selime tüfleri’nin bulunduğu yerlerde suların etkisiyle,sert kayalar alttan oyulmakta ve bu durum

üst seviyelerdeki kolonların düşmesine neden olmaktadır. Çaylar ve dereler, akıntılı ve durgun olmak üzere iki farklı habitat içermekte, ancak akarsu yaşlandıkça iki değişik habitat arasındaki fark azalmaktadır. Akarsulardaki akıntı ise sınırlayıcı bir etken olup özellikle toprak-su ilişkisini, dolayısıyla da canlı yaşamını önemli ölçüde etkilemektedir. Ihlara Vadisi boyunca yuvarlanan irili ufaklı kaya blokları,Melendiz Irmağı’nın akış hızının bazı noktalarda yavaşlamasına ve yer yer de yatağında değişikliklere neden olmaktadır.Su seviyesinde meydana gelen değişiklikler ile akıntı hızının yavaşlaması ve kanyonun genişlemesi köklü bitkilerin Vadi boyunca gelişmesini hızlandırarak,özellikle Belisırma’dan itibaren,akarsuyun her iki yakasında kavak,iğde ve söğüt gibi ağaçlar ile çalı ve otsu bitkilerin gelişmesini sağlamıştır. Halen vadide eskiden kullanılan kiliseler akarsu yatağına çok yakın seviyelerde bulunmaları nedeniyle selinti malzemeleri ile dolu durumdadır. Melendiz Irmağı’nın akışının yüksek debideki sellenmelere yol açmayacak şekilde kontrol altına alınmasından sonra bu kiliselerin temizlenmesi daha uygun olacaktır.Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki doğal göl bulunmamakla birlikte,Mamasın Baraj gölü ile Güzelyurt ve Helvadere Göletleri bölgedeki önemli durgun su yüzeylerini oluşturur.Tarımsal sulama amaçlı yapılmış olan bu yapay göller rekreasyon ve balıkçılık gibi diğer faaliyetler açısından da bir potansiyel oluşturmaktadır.

YER ALTI SULARI VE TERMAL KAYNAKLAR

Göstük ve Kızılkaya ignimbiritleri oluşumları ile kırıklı çatlaklı bir yapıda olmaları nedeniyle düşük debili akifer özelliği taşımaktadır. Bölgede yer alan kaynaklar; yağmur sularının akiferler veya akitardlardan derine süzülmesi ve daha sonra çatlak, fay gibi kırıklı yapılardan veya geçirimli birimlerin geçirimsiz birimlerle olan dokanaklarından boşalmasıyla oluşmaktadır. Melendiz Ihlara Vadisi boyunca bulunan ve yüksek geçirimliliğe sahip alüvyonalar yöredeki en zengin soğuk yeraltı suyu bulunduran formasyonlar olup, içme ve kullanma suyu temini için kullanılmaktadır. Bölgede soğuk su kaynakları oldukça fazladır. Bu su kaynakları genelde düşük debili (Q=0,3–20 I/s) olup bazıları kaptaj yapılarak içme suyu amaçlı kullanılmaktadır. En önemli su kaynağı Ihlara Kasabası’nın 2,5 km güneyinde yer alan Kırkgöz kaynağıdır. Kaynağın sıcaklığı 13 C, debisi ise yaklaşık 20 I/s dir. Yumuşak su sınıfına giren kaynak, kapte edilmekte ve Ihlara Kasabası’nın içme suyunu karşılamaktadır. Diğer bir kaynak ise İlısu Kasabası’nda Melendiz’in kenarında yer alan Dutpınarı’dır. Kaynağın sıcaklığı 16 C debisi 3 I/s’dir. Bunların yanı sıra Özel Çevre Koruma Bölgesinde hemen hemen her köyde küçük debili soğuk su kaynakları kapte edilerek çeşmelerle yöre halkının kullanımına sunulmuştur. Bölgede Melendiz Irmağı’nın kenarında açılmış sığ kuyular bulunmaktadır. Derinlikleri 2-8m,debileri ise 2-5 I/sn arasında değişen bu kuyular alüvyon birimi içerisinde yer almaktadır. Yörede bu kuyulardan küçük bahçelerin sulanmasında ve evsel kullanım amacıyla yararlanılmaktadır. Belisırma Köyünde bulunan lokantanın kuyusunda küçük tatlı su balıklarının tespit bulunması, bölgede ki sığ kuyuların yakında bulunan Melendiz suyundan beslendiğinin bir göstergesidir. Ayrıca, DSİ tarafından sulama amacıyla açılmış derinlikleri 52–141 m,debileri ise 18–60 I/s arasında değişen 15 adet işletme kuyusu vardır. Termal Kaynaklar, yüzeyde kolaylıkla izlenen Ziga fay hattı üzerinde bulunmaktadırlar. Fay hattı boyunca meydana gelen termal su boşalımlarının etkisiyle gelişmiş traverten oluşumları yakın çevrede geniş yayılıma sahiptir. Sayıları yirmi civarında olan termal kaynaklar birkaç ana çıkış yeri dışında devamlı yer değiştiren bir yapı göstermektedir. Termal suların oluşturduğu traverten alanı yaklaşık 2 km² lik bir alanı kaplamaktadır. Bölgede yer alan en önemli sıcak ve mineralli su kaynağını oluşturan Ziga,Yaprakhisar Köyünün 2 Km güneyinde yer alır.Sıcak sular,kuzeybatı doğrultulu yaklaşık 2 km uzunluğundaki fay hattı boyunca bir çok gözden yüzeye çıkmaktadır.Çeşitli zamanlarda yapılan ölçümlerde kaynak sıcaklıklarının 45-51 derece arasında değiştiği görülen ve bir çok gözden çıkan suların toplam debileri yaklaşık 7 I/s dir.Yaprakhisar-Ziga arasındaki karayolunun doğusunda yer alan diğer bir sıcak su kaynağı ise sızıntı halinde olup sıcaklığı 34-38 C dir.Bu kaynak çevresinde her hangi bir tesis bulunmamaktadır. Ihlara Sıcak ve minarelli su kaynakları birbirinden yaklaşık 100 m uzaklıkta iki noktadan yeryüzüne çıkmaktadır. Kadınlar (Kubbeli) Hamamı ve Cami Alıtı Kaynağı olarak bilinen kaynakların sıcaklıkları 29–35 C arasında değişmektedir. Müşteri kapasitesi düşük olan kadınlar Hamamında kullanılan sıcak suyun debisi 1,46 I/s olup yöre halkı tarafından kür amacıyla,1 I/s debisi bulunan Cami altı kaynağı ise çamaşır yıkama amacıyla kullanılmaktadır

İlısu Köyünde bulunan kaynağın sıcaklığı 36 C dir.Müşteri kapasitesi çok düşük olan hamamdaki kaynağın debisi yaklaşık 0,6 I/s ‘dır.Ihlara Vadisi içerisinde yer alan Belisırma sıcak su kaynağının debisi yaklaşık 0,4 I/s,sıcaklığı 24 C olup diğer kaynaklara göre daha düşüktür.

Melendiz’in hemen kenarında yer alan bu kaynak, yöre halkı tarafından çamaşır ve temizlik işlerinde kullanılmaktadır. Ihlara Özel Çevre koruma Bölgesi ve yakın çevresinde fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından normal yeraltı suyundan farklı sıcak ve minarelli su kaynakları bulunur.

IHLARA’NIN İKLİMİ

Kara ikliminin özelliklerini taşıyan bölgede, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Biyoiklimsel yönden bakıldığında ise bölgenin yarı-kurak, alt ve çok soğuk Akdeniz ikliminin etkisi altında olduğu söylenebilir. Bu durum kuzey, güney ve kısmen de batı bölgelerinde bulunan yüksekliklerden kaynaklanmaktadır. Bir bölgede gerek floranın gerekse faunanın oluşumunda ve yaşamında iklim, en önemli dış etkenlerden birisidir. Bitki yaşamı ve biyoiklimi gerçeğe en yakın şekilde bölgenin canlıları ortaya koymaktadır. İklimin doğal yaşama olan etkisinin yanı sıra,o yörenin tarımına,turizm ve rekreasyonuna,yerleşme alanları ve mimari özellikleri ile kültürel ve ekonomik yapısının oluşumuna da büyük etki yaptığı tüm faaliyetlerin iklimle bağlantılı olarak şekillendiği söylenebilir.

Ihlara Vadisi’nde özellikle Ihlara-Yaprakhisar köyü arasındaki kanyonun dar olan kesiminde yaşamını sürdüren Pistacia vera (Antep Fıstığı)ile Rhamnus hirtellus (Cehri) ve Centauarea kotschyi (Peygamber Çiçeği) gibi endemik bitkiler vadi içerisinde bir mikroklimanın varlığını kanıtlamaktadır.

IHLARA’DA SICAKLIK

Ihlara ve yakın çevresinde yaz ve kış ayları ile gece-gündüz arasındaki sıcaklık farklılıkları çok fazla olmakta, otuz yıllık ortalamalara göre bu fark 24,5 C yi bulmaktadır. Yıllık en düşük Sıcaklık ortalaması -27 C ve en yüksek sıcaklık ortalaması ise +37,7 C dir. Sıcaklık, Temmuz ve Ağustos ayları arasında en yüksek,Aralık ve Mart ayları arasındaki fark ise en düşük değerine ulaşmaktadır.Sıcaklığın en çok hissedildiği öğle saatlerine kadar devam eden serinlik sabah saatlerinde vadiyi gezen ziyaretçilere,yoğun bitki örtüsünün de yardımı ile rahat bir ortam sağlar.Sıcaklık özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında son derece yüksek olarak ölçülmektedir.

IHLARA’DA YAĞIŞ

Koruma alanında yağış ile yükselti arasında oldukça iyi ve doğrusal bir ilişkinin varlığından söz edilebilir. Yağışın alana geliş yönü kuzeybatı’dan güneydoğu’ya doğru olmaktadır. Yağışın miktarından çok yıl içindeki dağılışı canlılar için olağan üstü önemli bir sınırlayıcı bir etkendir.Yıllık yağışın bütün yıla eşit olarak dağılması ile senenin bazı mevsimlerinde görülmesi arasında önemli ölçüde farklılık vardır.Birinci durumda hayvan ve bitkiler gerekli suyu sağlayabilmekte, ikinci durumda ise kuraklık periyoduna dayanmaları gerekmektedir. Bu durum,bitki ve hayvan popülasyonlarının yapısını da etkilemektedir.İlkbahar ve kış aylarında görülen yağış ortalaması 356.7 mm civarındadır.Türkiye ortalamasının çok altındadır.Aylık en fazla yağış ortalaması 54.5 mm ile Aralık ayında,en az yağış 2.8 mm ile Temmuz ayında görülür.

IHLARA’DA NEM

Yağışın yetersiz ve düzensiz olması kuru hava hâkimiyetini artırmaktadır. Bu durum tipik kara iklimi özelliğinin bir sonucudur. Basınç arttıkça mutlak ve oransal nem ile ilgili sayısal değerler de aylara göre değişmektedir. Topraktaki nemin oluşabilmesi de yağışın uzun süreli olması ve mevsimlere dağılışı ile gerçekleşebilmektedir. Atmosferdeki nem miktarı insanın doğal konforunu, önemli ölçüde etkilemektedir. Sıcaklıkla birlikte nem oranı arttıkça ısının etkisi daha çok hissedilmektedir. Kış ve bahar aylarında uygun olan koşullar yaz aylarında olumsuz etmenler olabilmektedir.

IHLARA’DA RÜZGAR

Bölgenin kuzeyi, batısı ve güneyi yüksek dağlarla çevrilmiş olduğundan denizlerden gelen nemli rüzgârlar tutulmakta sadece kuru rüzgârlar bölgeye girebilmektedir. Rüzgâr hızı için kullanılan Bofor skalasına göre esen rüzgârlar ortalama hızlarına göre 7–12 m/sn arasında olup erozyon için önemli etkenlerden birini oluşturmaktadır. Rüzgârın en fazla aşındırıcı etkisi yağışlarda olduğu gibi Hasan Dağı külleri, Selime Tüfleri ve Karakaya Volkanikleri üzerindedir. Rüzgârın erozyon yönünden olumsuz etkisinin yanı sıra biyoklimatik konfor ve rekreasyonel aktivitelerin yapılmasında olumlu etkilerinin de olduğunu belirtmek gerekir. Ihlara Vadisi gibi doğal anıtların izlenerek gezilmesi görsel rekreasyona imkân sağladığı gibi bazı ziyaretçiler açısından kulağa da hitap edebilmektedir.

IHLARA’DA GÜNEŞLENME VE BULUTLULUK

Aksaray Meteoroloji İstasyonu’nun verilerine göre bölgenin yıllık ortalama güneşlenme süresi 7.42 saat/dk. Olarak hesaplanmıştır. Yaz aylarında bu süre 12 saat/dk’nın üzerine çıkmaktadır. Bu durum vejetasyon ve yaban hayatı bakımından koruma alanının güneşlenmeden yeterince yararlandığının bir kanıtı gibi görülse de ,Ihlara Vadisinin yukarıda açıklanan belirleyici özellikler yönünden daha farklı bir yapıda olduğu söylenebilir.Vadinin mikroklimatık özelliğine bağlı olarak oluşan flora ve faunası ile tarımsal faaliyetlerin platoya göre farklılık göstermesi bu yapıyı doğrulamaktadır.

FLORA

Kuvaternerde meydana gelen iklim değişimleri,topografik yapının şekillenmesinin yanı sıra,bitki örtüsünün çeşitliliği ve dağılışında etkili olmuştur.Ihlara Vadisi ve yakın çevresi ,

kuzeyde Kuzey Anadolu(Karadeniz),güneyde Güney Anadolu (Toroslar) dağları,doğusu yüksek Doğu Anadolu Platosu,batısında İç Batı Anadolu yüksek platolarıyla çevrili olan Orta Anadolu bölgesinin Tuz gölü havzasında İran-Turan bitki coğrafyası bölgesinde bulunur.

Bölgede doğal yapının en önemli özelliğini,peyzajda sürekli olarak devam eden ani ve şaşırtıcı değişiklikler oluşturur.Jeolojik ve morfolojik özelliklerin yanı sıra,doğal bitki örtüsü ile tarımsal ürün deseninin sağladığı muhteşem manzaralar,yılın her mevsiminde farklı görünümlerini ziyaretçilerine sergiler.Ihlara vadisi ve yakın çevresinde yer alan köy ve kasa-balar da bölgenin bitkisel dokusuna farklı özellikler katar.Tanyolaç’ın Ihlara Vadisinde yaptıkları araştırmada 54 familya ve 218 cinse ait 364 tokson tayin edilmiştir.Vadi içinin yoğun otlatma altında olmaması ve gölge alanlarının fazla olması tür sayısının yüksek olmasını sağlamıştır.Koruma alanında kültür bitkilerinin yetiştirilmesi ve ekili alanların bulunması endemizim oranını etkilemiştir.Bu alanda değişik habitatların bulunmasının etkisi de vardır.

FAUNA

Hayvan toplulukları ve bunların yaşadığı ortam anlamına gelen faunayı;memeliler,kuşlar,

sürüngenler ,amfibiler,omurgasızlar,deniz ve tatlı su hayvanları oluşturur.Faunanın bireyleri

yaşadıkları çevreyle doğrudan ilişki halindedir.Çevreden etkilendikleri gibi çeşitli faaliyetleri ile çevreyi etkilerler.Örneğin besinin miktarı faunanın gelişmesi için ne kadar etkili ise hayvanların çok fazla miktarlara ulaşması da besin miktarının azalması yönünde direk bir etkiye sahiptir.Doğal varlıkların da korunmasına bağlı olduğundan koruma faaliyetinin bölgedeki ekosistem bütününde ele alınması gereklidir.Örneğin ,kuşlar ergin hale geldiklerinde tamamen tohumlarla beslenir,yavrularına böcek ve yumuşak meyve yedirirler.

Bu faaliyet böcek popilasyonunun dengede olmasını da sağlar.Ihlara Vadisi içerisinde kuluçkaya yatan ,parus caeruleus bu dengeye iyi bir örnek oluşturmaktadır.Fauna ; bilimsel,

Ekonomik,kültürel yönden olduğu gibi rekreasyon açısından da önem taşır.Doğa turizminde

Mevcut aktivitelerin çeşitlendirilmesine yörenin yaban hayatı önemli katkılar sağlar.Özgür ortamda bir kuş veya kelebeğin fotoğrafının çekilmesi,bir kertenkele ya da kurbağı ile kar-

şılaşılması ,balık avlanması vb. aktiviteler yoğun ve sıkıcı kent yaşamından sonra insanı dinlendirir.Ülkemizin coğrafi ve ekolojik özelliklerinden dolayı sahip olduğu hayvan türlerinin çeşitlilik ve miktar açısından önemi bilinmektedir.Ihlara Vadisinde tespit edilen

kuş türlerinden 11‘i bölgede kuluçkaya yatmaktadır.Değişik zaman ve daha uzun periyotlarda yapılacak gözlemlerle,yöredeki tür sayısının daha da artabileceği tahmin edilmektedir.

Bölgenin en önemli akarsuyu niteliğinde olan Melendiz Irmağı’n da yakalanan balık örneği incelendiğinde dört balık türü saptanmıştır.Ekonomik değere sahip ve en çok yakalanan tür,

yöresel adı pullu olan Leuciscus cephalus (Tatlı su kefalı) tur.Genellikle Melendiz Irmağı kıyılarında ağaç kök oyukları ile taş altlarında gizlenen ve yakalanması oldukça zor olan Capoeta pestai (Siraz) yörede karabalık olarak bilinir.Diğer bir tatlı su balığı ise ekonomik değeri olmayan gobio gobio L.(Derekayası,Yağlıca) yöresel adıyla Çağa Mençi’dir.Melendiz Irmağı’nın Ihlara ve Belisırma noktalarında yakalanan Nemacheilus angorae (Çöpçü Balığı)

yöre halkı tarafından Yılan Mençi ya da cadı Mençi olarak bilinmekte


Etiketler : Ihlara, Coğrafi, Özellikleri,

Yazar Hakkında

  • @Mustafa Karasan

    @Mustafa Karasan

    Eğer bir asker sizi gördüğü zaman durmadan ateş ediyorsa bilinki o acemidir kurşununun bitmesini bekleyin, bittiği zaman gidin kafasına sıkın. Eğer sadece sizi gördüğü zaman ateş ediyor saklandığınız zaman duruyorsa o bir komandodur, kaçın ve canınızı kurtarın. Eğer sizi gördüğü zaman ortadan kaybolmuşsa ve etraf sessizse bilinki o bordo berelidir merak etmeyin o sizi bulur.

Diğer Sayfalar

Uyelik

Sayac

  • Bugün
    Tekil 321 - Çoğul 541 - Toplam 862
  • Dün
    Tekil 436 - Çoğul 818 - Toplam 1254
  • Toplam
    Tekil 152514 - Çoğul 488922 - Toplam 641436
  • Online
    Üye 0 - Misafir 6

Reklam Köşesi

Rastgele Resimler

  • ıhlara
  • Ihlara vadisi giriş merdivenleri
  • Hasan Dağı
  • ıhlara 1971
  • ıhlara vadisi 2014
  • selime aksaray 1971
  • ıhlara kasabası
  • ıhlara dernek logo
  • ıhlaramızdan
  • ıhlara

Anket

Soru :

Sitemizin Yeni Tasarımını Nasıl Buldunuz?

  • Mükemmel Bulduk (16 - 66%)
  • Fena Değil (4 - 16%)
  • İdare Eder (3 - 12%)
  • İyi Bulduk (1 - 4%)
  • Normal Bulduk (0 - 0%)

İletişim


Cep Telefonu
0000 000 00 00
E Posta & Msn
info@ihlara.net
Şehir / Semt
İstanbul / Ümraniye
10:00 / 23:00 Saatleri Arası